14 Nisan 2014 Pazartesi

CAİZE

Şair Ebu Dellame ile Halife Mehdi arasında şöyle bir vakıa geçmiştir:
Ebu Dellame, Abbasi hükümdarlarına bir kaside takdim eder. Halife kasideyi
pek beğenir:
- Sana bu kasiden için ne caize vereyim?
- Efendimiz bendeniz bir av köpeği isterim.
- Bu kadar güzel bir kasidenin caizesi bir av köpeği olur mu?
- Efendim kulunuz böyle istiyor.

Halife Mehdi işe şaşar, ama şairi de kırmak istemez:
- Peki, istediğin gibi sana bir av köpeği versinler.
- Fakat Efendim bendeniz ava ne ile gideceğim?
- Hakkın var bir de at versinler.
- A ta nasıl bineceğim?
- Doğru, güzel bir eğer takımı da versinler.
- Efendimiz ata kim bakacak?
- Haklısın, bir de köle versinler.
- Ama Efendim ben atı nerede barındıracağım?
- Bir de ahır versinler.
- Köleyi nerede yatırayım?
- Bir ev versinler.
- Bu kadar halkı ne ile doyuracağım?
- Bin altın da haçlık versinler.
- Efendim.

Halife Mehdi şairin sözünü kesmiş:
- Eğer masrafı idare etmeye bir kethüda, hesapları tutmaya bir katip istersen
köpeği geri alırım ha!..


11 Nisan 2014 Cuma

HAFTANIN SÖZÜ - 91

"Düzeltilmesi gereken bir yanlışlık,
doğruluktan daha ağır bir yüktür." 

Dag Hjalmar Agne Carl Hammarskjöld (d. 29 Temmuz 1905Jönköpingİsveç - ö. 18 Eylül 1961Rodezya (bugün Zambiya)), İsveçli iktisatçı, devlet adamı ve Birleşmiş Milletler'in ikinci genel sekreteri (1953-1961). BM'nin saygınlığını ve etkisini artırmış, ölümünden sonra Nobel Barış Ödülü(1961) verilmiştir.

10 Nisan 2014 Perşembe

KORKAĞIN FİKRİ

Gorkagyň pikirleri eýesinden öň gizlenýär.


Korkağın fikirleri sahibinden önce gizlenir.

9 Nisan 2014 Çarşamba

KÜÇÜK SORUNLAR İÇİN FAYDALI BİLGİLER - 8

Hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için, önce tavayı ocağa koyup iyice ısıtın sonra yağı döküp kızdırın.daha sonra karışımı tavaya alın ve ocağın altını kısın.

Kesilmiş ve açık havada kalmış soğan zararlıdır.kullanmadığınız soğan parçalarını saklamayın.

Çok miktarda alkolsüz kokteyller hazırladığınızda onlardan bir miktarını buz kaplarına yerleştirin. kokteyllerin içerisine bunları kullanın. böylece sulanıp tatlarını kaybetmeyeceklerdir.

Kuru soğanları kese kağıdına sardıktan sonra buzdolabının sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasını önlemiş olursunuz.

7 Nisan 2014 Pazartesi

KADININ BİRİ...

Kadının biri kırk yıllık evliymiş...
Evlendiklerinde kocasının bir gözü körmüş ama adam o kadar bonkörmüş
ki kadın kocasının her gece eve dolu gelen kollarına bakmaktan bir
gözünün kör olduğunun farkında bile değilmiş...
Tam kırk sene sonra bir akşamüzeri adamcağız dükkânı siftahsız kapatıp
eve elleri, kolları boş dönmüş...
Kadının ilk sözü şu olmuş:
"A be adam senin bir gözün körmüş ya..."

4 Nisan 2014 Cuma

HAFTANIN SÖZÜ - 90

Dünyaya bakış açımızın sağlam temelleri ve derinlik veya sığlığı çocukluk yıllarında oluşur. Bu görüş daha sonra özenle düzeltilir ve mükemmel hale getirilir, ama özde değişmeden kalır.”

Arthur Schopenhauer 

2 Nisan 2014 Çarşamba

BİLDİK BİR HİKAYE

“…Kendi otomobilini üretemeyen ülkeye borç verip otobanlar yaptırırız. Sonra onlara arabalarımızı satarız. Sonra bankalarını satın alırız. O bankalardan halka ucuz krediler verip daha çok araba almalarını sağlarız.
Böylece verdiğimiz o krediyi arabamızı satarak geri alırız, hem de faiziyle. O Ülkeye Dünya Bankası ya da kardeş kurumlardan kredi ayarlarız. Ayarlanan kredi asla o ülkenin hazinesine gitmez; o ülkede 'proje' yapan şirketlerimizin kasasına girer. Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar, dev hava yolları yapılır. Aslında insanların işine yaramayan bir yığın beton. Bizim şirketlerimiz kazanır o ülkedeki birileri de nemalandırılır. Toplum bu düzenekten hiç bir şey kazanmaz. Ama ülke büyük bir borcun altına sokulmuş olur. Bu o kadar büyük bir borçtur ki geri ödenmesi imkânsızdır. Plan böyle işler. Sonunda ekonomik danışmanlar(tetikçiler) olarak gider onlara deriz ki; “Bize büyük bir borcunuz var, ödeyemiyorsunuz. Bunun karşılığında petrolünüzü, madenlerinizi satın, doğal gazınızı bize verin, askeri üslerimize yer gösterin, askerlerinizi birliklerimize destek olmaları için savaştığımız bölgelere gönderin, Birleşmiş Milletlerde bizim lehimize oy verin! Elektrik su kanalizasyon sistemlerinizi özelleştirin! Onları Amerikan şirketlerine (ya da diğer çok uluslu şirketlere) satın vs. vs...”  Böylece sosyal hizmetleri, teknik sistemleri, eğitim kurumlarını, sağlık kurumlarını hatta adli sistemleri ele geçiririz. Bu, ikili, üçlü, dörtlü bir darbeler serisidir...”


Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları - John Perkins- 2005

1 Nisan 2014 Salı

DEYİMLERİMİZ VE ARDINDAKİ HİKAYELER - 7

ŞAPA  OTURMAK

Kızıldeniz'in eski bir adı Şap Denizi imiş. Mercana benzeyen beyaz taşlar bu denizden getirilirmiş. Bu taşlar su altında hacimlerini büyüterek yayılır ve gemiler için tehlike oluşturur.
Seyir haritalarında normal gösterilen yerlerde bu şap kayaları büyüdükleri için tehlikelere neden olurmuş. Eskiden hacca gemiyle giden hacı adayları için en sık başa gelen en önemli tehlike buymuş. Hacı bekleyen ahali "İnşallah bizimkiler şapa oturmaz" deyip dua ederlermiş.