12 Şubat 2015 Perşembe

KÜRT MESELESİ

Gazeteci Ahmet Emin Yalman SORUYOR;

"Kürt meselesine temas buyurmuştunuz. KÜRTLÜK MESELESİ NEDİR? Dahili mesele olarak temas buyurursanız çok iyi olur."

GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA cevap veriyor;

[KÜRT MESELESİ; Bizim, yani Türklerin menfaatine olarak da katiyen söz konusu olamaz. Çünkü bilindiği gibi bizim ulusal sınırlarımız içinde bulunan KÜRT ÖĞELER öyle bir biçimde yerleşmiştir ki, PEK SINIRLI YERLERDE YOĞUNLUĞA SAHİPTİR. Ama YOĞUNLUKLARINI YİTİRE YİTİRE ve Türk öğelerin içine gire gire (göçler, kız alıp, vermeler) öyle bir sınır ortaya çıkmıştır ki, KÜRTLÜK ADINA BİR SINIR ÇİZMEK İSTERSEK TÜRKLÜĞÜ ve TÜRKİYE’Yİ MAHVETMEK GEREKİR. ÖRNEĞİN Erzurum’a dek giden, Erzincan’a, Sivas’a dek giden, Harput’a dek giden bir sınır aramak gerekir. VE DAHASI, KONYA ÇÖLLERİNDEKİ KÜRT AŞİRETLERİNİ DE GÖZ ARDI ETMEMEK GEREKİR.] Dolayısıyla başlı başına bir Kürtlük tasavvur etmektense, TEŞKİLÂT-I ESASİYE KANUNU mucibince, zaten BİR NEVİ MUHTARLIKLAR teşekkül edecektir. O halde hangi livanın ahalisi Kürt ise, onlar kendilerini muhtar olarak idare edeceklerdir. Bundan başka Türkiye’nin halkı mevzubahis olurken, onları da beraber ifade (etmek) lazımdır. İfade olunmadıkları zaman bundan kendi kendilerine ait mesele ihdas etmeleri (çıkarmaları) daimi varittir. [ŞİMDİ Türkiye Büyük Millet Meclisi HEM KÜRTLERİN ve HEM DE TÜRKLERİN YETKİLİ VEKİLLERİNDEN KURULUDUR ve BU İKİ ÖĞE bütün çıkarlarını ve GELECEKLERİNİ BİRLEŞTİRMİŞTİR. Yani ONLAR BİLİRLER ki BU ORTAKLASA BİR ŞEYDİR. AYRI BİR SINIR ÇİZMEYE KALKIŞMAK DOĞRU OLMAZ. Şimdi dahili vaziyetlere de intikal edebileceğiz. Fakat ayrı ayrı sorularınızı da bu silsileye ithal edebilmek için meseleyi genel olarak söz konusu edelim.]”


(Atatürk’ün bütün Eserleri, Kaynak Yayınları, Cilt:14, S.273-274)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder